Osmanlı İmparatorlugu: "Bir gün gemiler dağlara tırmandı denizden..."
"Bir gün gemiler dağlara tırmandı denizden..."
Tarih 1453 yılının 5 Nisan'ını gösteriyordu.Fatih Sultan, ordusunun başında olarak İstanbul önlerine gelmişti.Altın yeleli atının üstünde dimdik duruyor ve şahın bakışlarını Bizans'a dikerek:
-"Bu beldeye İslam sancağı çekilmedikçe,"diyordu,"ban a rahat uyumak haramdır."
Bir gece vaktiydi.İstanbul,gecenin koyu karanlığına yaslanmış,halen ayakta duruyordu.Ne zamandır uğraştığı halde şehri düşürememişti.Donanmayı Haliç'e indirecek bir çare bulamamıştı.Hala aynı konuyu düşünüyor,gecenin bu ilerlemiş vaktinde çalışıyordu.Birden kafasında şimşekler çaktı.Güldü.Avuçlarını Bizans'a doğru açıp kapadı.
-"Artık avucumdasın Bizans,artık avucumdasın!"diye bağırdı.
Acaba Fatih Sultan ne düşünmüştü?Bizans nasıl avuçlarında olabiliyordu?Bu, nasıl başarılacaktı?
Ertesi gün Fatih Sultan, düşündüğünü adım adım uygulamaya koydu.Önce Boğaziçi ve Haliç arasındaki tepeye kızaklar döşetti.Kızaklar yağlanarak kaygan bir hale getirildi.Sonra gemiler kızakların üstünden Haliç'e indirildi.
Bu muhteşem başarı, askerlerin şevkini bir kat daha artırmıştı.Canla başla çalışıyorlardı.
Gece boyu aralıksız sürdürülen çalışmalar sonunda bütün gemiler Haliç'e indirildi.
Ertesi sabah güneş, bu muhteşem manzaranın üstünde doğuyordu.Bizans tam bir şaşkınlık içindeydi.Gördüklerine inanamıyor ve kendilerini korkunç bir rüyada zannediyorlardı.Ancak gülleler üzerlerine düşünce bunun bir rüya olmadığını anlayacaklar, fakat ellerinden bir şey gelmeyecektir.
Bu dahiyane buluş sayesinde Sütlüce'den Eyüp'e kadar olan bölde OSMANLI hakimiyetine girmiş ve Bizans surları Haliç tarafından da top ateşine tutulmuştu.Böylece şehir iki ateş arasına alınmış ,İstanbul'un fethine bir adım daha yaklaşılmıştı.
İstanbul fethinde bu dahiyane buluşun çok büyük bir tesiri olduğu muhakkaktır.Bu da Fatih Sultan Mehmed'in eşsiz dehasının eseridir...
-"Bu beldeye İslam sancağı çekilmedikçe,"diyordu,"ban
Bir gece vaktiydi.İstanbul,gecenin koyu karanlığına yaslanmış,halen ayakta duruyordu.Ne zamandır uğraştığı halde şehri düşürememişti.Donanmayı Haliç'e indirecek bir çare bulamamıştı.Hala aynı konuyu düşünüyor,gecenin bu ilerlemiş vaktinde çalışıyordu.Birden kafasında şimşekler çaktı.Güldü.Avuçlarını Bizans'a doğru açıp kapadı.
-"Artık avucumdasın Bizans,artık avucumdasın!"diye bağırdı.
Acaba Fatih Sultan ne düşünmüştü?Bizans nasıl avuçlarında olabiliyordu?Bu, nasıl başarılacaktı?
Ertesi gün Fatih Sultan, düşündüğünü adım adım uygulamaya koydu.Önce Boğaziçi ve Haliç arasındaki tepeye kızaklar döşetti.Kızaklar yağlanarak kaygan bir hale getirildi.Sonra gemiler kızakların üstünden Haliç'e indirildi.
Bu muhteşem başarı, askerlerin şevkini bir kat daha artırmıştı.Canla başla çalışıyorlardı.
Gece boyu aralıksız sürdürülen çalışmalar sonunda bütün gemiler Haliç'e indirildi.
Ertesi sabah güneş, bu muhteşem manzaranın üstünde doğuyordu.Bizans tam bir şaşkınlık içindeydi.Gördüklerine inanamıyor ve kendilerini korkunç bir rüyada zannediyorlardı.Ancak gülleler üzerlerine düşünce bunun bir rüya olmadığını anlayacaklar, fakat ellerinden bir şey gelmeyecektir.
Bu dahiyane buluş sayesinde Sütlüce'den Eyüp'e kadar olan bölde OSMANLI hakimiyetine girmiş ve Bizans surları Haliç tarafından da top ateşine tutulmuştu.Böylece şehir iki ateş arasına alınmış ,İstanbul'un fethine bir adım daha yaklaşılmıştı.
İstanbul fethinde bu dahiyane buluşun çok büyük bir tesiri olduğu muhakkaktır.Bu da Fatih Sultan Mehmed'in eşsiz dehasının eseridir...


